Babalar ve Oğullar, Rus edebiyatının "deha yazarlar" kuşağından biri olan Turgenyev'in, sadece nesil çatışmasını ustaca anlatmakla kalmayıp aynı zamanda 19 yy Rus toplum yapısını ustalıkla analiz edip; izlenimlerini okuyucuya gerçekçilik anlayışıyla yansıttığı klasikleşmiş eserlerinden biri.
Turgenyev tüm eserlerinde olduğu gibi Babalar ve Oğullar'da da iyiyle kötüyü, mutlu ile mutsuzu; kısacası gördüğü tüm zıtlıkları akıcı ve yalın bir dille anlatıyor. Okuyucu romandaki kahramanların kendileriyle yaşadıkları kişilik çatışmalarını; dahası babalarıyla olan kaçınılmaz kuşak çatışmasını tarafsız bir anlatıcıdan dinliyor. Turgenyev, romandaki nihilist karakter Bazarov ile de, Rus gençliğinin o anki durumunu romanın ana hikayesi durumuna getiriyor ve Bazarov'un romandaki akıbeti de bir bakıma nihilizmin geleceği olarak gösteriliyor.
Nihilizm ile ilgili özelliklerin yaradılıştan gelmesi gerektiği gibi gerçekler bir yana, romanın merkezindeki ana tema olan kuşak çatışması ile ilgili Turgenyev'in göstermek istediği ise bunun kaçınılmaz olduğu... Romandaki babalar da bir zamanlar kendi babalarıyla çatışmışlar, romandaki çocuklar da zamanı gelecek çocukları ile çatışacaklardır. İki nesil birbirini anlamaya çalışmadığı sürece kuşak çatışması sürüp gidecektir. Buna kanıt olarak Nikolay, Bazarov gibi nihilizmi savunan oğlu Arkadiy'i tüm gücüyle anlamaya çalışan bir baba görüntüsü çiziyor ve sonunda da ilişkileri çok daha iyi boyutlara geliyor. Oysaki misafir kaldığı Arkadiy'in evinden bile tüm küstahlığıyla sert çizgisini değiştirmeyen Bazarov ile Arkadiy'in amcası Pavel arasındaki çatışma tanıştıkları ilk andan itibaren şiddetini korur ve bu kötü ilişki ikili düelloya kadar varır. Turgenyev, bu iki ilişki üzerinden aslında olması gereken baba-oğul ilişkisini gözler önüne seriyor, bir bakıma da okura kendi hayatıyla ilgili bir seçim sunuyor: Hangisi olmak istiyorsun?
Bir yandan baba-oğul çatışmasının merkez alındığı romanda, tek başına ayakta durmayı başarabilen dirayetli yapısıyla Anna Sergeyenav adlı bayan karakter vasıtasıyla da nihilist olan bu iki gencin aşka ve kadınlara bakışı irdelenir. Gerçek bir nihilist olan Bazarov için aşk, insan için tamamen gereksiz özelliklerden biri olan duygusallığın ürünüdür ve saçmalıktan başka bir şey değildir; ama güzel bir kadının varlığı da yadsınamaz tabii ki... Arkadiy ise ustası gördüğü Bazarov'un bu fikirlerini teoride benimsemektedir ama içten içe Anna'ya olan aşkını gizleyememektedir. Sonuçta an gelir bu iki karakter de çatışma içerisine girer. Anna Sergeyenav ise birçok ilginçliği bünyesinde barından bu iki gençten hoşlanmıştır ve uzun bir süre onları daha iyi tanımak için evinde misafir eder. Anna'nın ilginçliği ise, Bazarov ile şiddet ölçeği yüksek olmayan tartışmalar içerisine girebilen ender insanlardan olmasıdır. Sonuçta bu iki karakter arasında da güçlü bir bağ kurulur ve romanın sonunu bu ilişki belirler bir bakıma.
10 Temmuz 2007 Salı
Babalar ve Oğullar
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder