Wes Craven'in yazıp yönettiği 1977 yılı yapımlı Tepenin Gözleri eseri, kült korku filmlerinin arasına sağlam bir şekilde girmesinin ardından, tam 29 yıl sonra; yani geçen yıl, Hollywood'un yeniden uyarlama furyasına kapılıp sinemalarda gösterime girmişti. 2006 yılı uyarlaması Tepenin Gözleri'nde Wes Craven, yönetmen koltuğunu Haute Tension'u yazıp yöneten Alexandre Aja'a bırakmıştı. Ancak Craven, senaryoyu Aja ile beraber yazmış ve filme yön vermişti.
ABD'nin nükleer bomba denemeleri sonucu mutasyona uğramış canavarlarımız, 77'yılındaki filme göre çok daha korkutucuydu bu filmde. Ayrıca türün vazgeçilmez iki öğesi kan ve vahşet, etkileyici kamera açıları ve gelişmiş ses efektleriyle çok daha korkutucu bir hale getirilmişti.
Film boyunca, canavarların saldırısına mağruz kalan Carter ailesinin mücadelesini soluksuz izlemiştik. Senaryo akıcıyıdı ve gerilimin dozunu ayarlama konusunda, türün hayranlarının beklentisi açısından gayet tatmin ediciydi. Zira ikinci filmin hemen hemen bir yıl sonra yayına girmesi bu beklentinin ve beğeninin bir sonucu olsa gerek...
Son film...
Ne yalan söyleyeyim, hikayenin yarım kaldığı yerden başlamamış olması beni bir nebze hayal kırıklığına uğratmıştı. Sonuçta yeni bir hikayeyle başlayacak olan filmde gerilim, hikayenin gelişmesinden sonra başlayacaktı. Eğer eski karakterlerle devam edilseydi baştan sona bir korku şöleni izleyebilecektik.
Craven da böyle düşünmüş olmalı ki, ilk önce Brenda Carter üzerine kurulu bir hikaye düşünmüşler ve Emilie de Ravin'e teklif götürmüşler. Ama güzel yıldız Lost'un yoğun temposundan dolayı teklifi geri çevirmiş. Craven ve senaryoda ona yardımcı olan oğlu da, yeni bir hikaye üzerine yoğunlaşmışlar. Umudum Emilie'nin de rol aldığı bir senaryoda, Carter ailesinin yarım kalan mücadelelerine dönmeleri yönünde...
Bu sefer kurbanlarımız ABD askerleri...
Kurbanlarımız, yani bir grup ABD askeri, bölgede araştırma yapan bilim adamlarına, teçhizat desteği vermek için görevlendirilirler. Ancak bölgeye geldiklerinde hiç kimseyi bulamazlar ve çevredeki tepelerden birinden yardım mesajı içeren bir sinyal alırlar. Ekip, sinyalini araştırmaya karar verir ve bu noktadan sonra hikayemiz gelişir.
Diğer filmlere kıyasla ikinci filmimiz çok daha vahşet içeriyor. Artık kurbanlarımız canavarlarımızla çok daha içli dışlı oluyor ve yaşam alanlarına girme cüretinde bulunuyorlar. Sanılmasın ki elinde silahları ve bunu kullanma becerileriyle kurbalarımız, bu vahşet karşısında daha şanslı. Çünkü artık mutantlar da daha gelişmiş ve güçlüler. Üstelik kadın kurbanları kullanarak üreyip kalabalıklaşıyorlar.
03 Haziran 2007 Pazar
Tepenin Gözleri... The Hills Have Eyes...
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder